Evlilikte kişisel sınırlara saygı duymak, kişinin partnerine olan sevgisini olarak da değerlendirilebilir. Diğer ilişkilerle kıyaslandığında evlilikte kişisel sınır kavramı sorgulanabilir. Bunun sebebi olarak kişisel sınırı, karşı taraftan gelebilecek tehditler için kendimize güvenli bir alan belirlememiz olarak değerlendirmek sayılabilir. Bu tabir doğru bir açıklamadır ancak eksiktir.

Kişisel Sınır Nedir?

Kişisel sınır, kişinin ilişkide kendini açma veya kapatma özgürlüğüdür; diğer bir tabirle mahremiyettir. Evlilikte kişisel sınıra saygı duymak ise karşı tarafın özgürlüğüne, ihtiyaçlarına, değerlerine ve kişiliğine verilen değeri temsil eder. Buna bağlı olarak evliliğin güvenli, sevgi ve saygı dolu bir ilişki olarak korunmasını sağlar.

Evlilikte Kişisel Sınırları Nasıl Belirleriz?

Bu sınırlar her evlilikte farklılık gösterebilmektedir. Ancak bazı temel alanlar belirlenerek diğer alanlar için fikir de oluşturabilir. Bunları şu şekilde sıralandırabiliriz:

Gizlilik: Çiftler bazı alanlarda gizlilik istiyor olabilir. Bu gizlilik kavramının neler için geçerli olacağı belirlenebilir. Örneğin, sosyal medya şifreleri, cep telefonu şifreleri veya eski ilişkiler hakkında gizlilik oluşturulabilir.

Yalnız Kalmak veya Çalışmak: Çiftlerin çalışmak için veya başka bir sebepten dolayı yalnız kalma ihtiyaçları olabilir. Bunun için uygun zaman ve mekan yaratmak beraber yapılabilecek planların da sağlıklı olmasını sağlar.

İş Bölümü: Çiftler evin hangi ihtiyaçlarını kimin yapacağını öğrenmek için bir sınır belirleyebilir. Bu şekilde ev ve aile sınırları belirlenebilir.

Kişisel Sınırları Korumanın Yolları Nelerdir?

  • İlişki boyunca çiftlerin ihtiyaçlarının değişebileceği öngörülmelidir. Kişisel sınırlar belirlenirken bunun için bir esnetme payı bırakılabilir.
  • Sınırların ihlali için çözüm üretilmelidir. İlişkide bir tarafın sınırlardan birini aşması hâlinde ne yapılabileceği konuşulmalıdır.
  • İletişime açık olmak gerekir. İlişkide iki tarafın da taleplerini dile getirmesi zaten birçok sorunu başlamadan engellemeye yetecektir. Bu nedenle konuşmayı ve dinlemeyi ihmal etmemelisiniz.