Duygusal Zeka (EQ); öz farkındalık, duygusal kontrol, öz motivasyon, empati ve ilişki becerilerinden oluşur. Bu alanlar kişinin sosyal hayatı için çok önemlidir. Bununla birlikte akademik başarı ve profesyonel hayatıyla da doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla duygusal zekanın önemi hayatın her alanında etkindir.

Oldukça popüler olan IQ, zeka seviyesi anlamına gelir. Bu durumda EQ dediğimiz duygusal zekanın IQ’nun bir alt kümesi olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat bu ikisi arasındaki ilişki farklıdır. Birbirini tamamlayan bu iki küme birbirinden ayrı olsa da mutlaka bir bağlantı kurar.

Hatta EQ terimi 1995 yılında yayınlanan Daniel Goleman’ın “Duygusal Zeka: Neden IQ’dan Daha Önemli” kitabıyla birlikte büyük bir popülerlik sağlamıştır. Tabii ki bu üstünlük olgusu psikologlar arasında da bir tartışma konusu olmuştur.

Duygusal Zeka (EQ) Nasıl Ölçülür?

IQ testini çözerken içinde matematik de olmasından dolayı ölçülmesi kolay bir birimdir. Ancak EQ temel anlamda duygu ve duyuların test edilmesinin sonucu olduğundan net bir sonuca erişmek oldukça zordur. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi duygusal zekanın 5 farklı ölçü birimi vardır.

Duygusal Zekanın Temel Birimleri Nelerdir?

Öz bilinç

Bu kavram kişinin içinde olup biten her şeyin her zaman haberdar olması anlamına gelir. John Mayer’e göre ise öz bilinç, kişinin ruh halinin ve o ruh hakkındaki düşüncelerin farkında olabilmesidir.

Duygu ve düşüncelerimizin ne olduğunun farkında olduğumuzu düşünürüz. Fakat bazı olayların sonucunda o olay hakkındaki düşüncelerimizi ancak hatırlayabiliriz. Bu durum direkt olarak özbilinçle ilgilidir.

Duygusal Kontrol

Olaylar karşısında bazı duygularımız açığa çıkar. Fakat bu duyguların aslında bizim kontrolümüz altında olduğunu söylesek ne dersiniz? Eğer duygusal zekası yüksek biriyseniz zaten bunu biliyorsunuzdur. Gündelik yaşantınızdaki kaygılardan, aldığınız kötü haberler sonrası çöküşlerden ve bunalımlardan kolay bir şekilde toparlanmak sizin duygusal kontrolünüzün yüksek olduğu anlamına gelir. Bizi kedere sürükleyen olumsuz duygulara karşı duruşumuz sadece duygusal zekamızla ilgili değil, duygusal sağlımızla da doğrudan ilişkilidir.

Öz Motivasyon

Duygularımız profesyonel yaşantımızda ya da sosyal hayatımızda bizi çok fazla etkileyebilir. Fakat sınırlarımızı her zaman kendimiz belirleriz. Bu bağlamda öz motivasyon ile birlikte kendimizi harekete geçirebilir ve tüm yeteneklerimizin bilincinde kendimize bir yol çizebiliriz.

Empati

Halk arasında “kendini başkasının yerine koymak” olarak tanımlanan empati, her türlü ilişki için temel becerilerden biridir. Bu beceriyi kuvvetlendirmenin en iyi yolu ise özbilinçten geçer. Kendimizi anlayamadan başkasına anlamayı başarmak oldukça güçtür. Empatiden yoksun bir birey ise sosyal hayatının her yerinde derin bir hezimete uğramaktan kaçınamaz. Kişinin ahlaki yargılarının empatiyle olan ilişkisi de önemlidir.

İlişki Becerileri

Sosyal olduğumuz gerçeğiyle birlikte iletişimin önemi de gayet açıktır. Bu nedenle ilişki becerileri ve iletişim kurabilme kabiliyeti insanların dış dünya ile bağlantısını şekillendirmeyi sağlar. Buna bağlı olarak ilişki becerileri gelişmiş insanlar, hayatlarında aradığı başarılara daha yakındır.